19 Ekim 2011 Çarşamba

Uzun zaman geçmiş

Dön dolaş gel yine bana gel şiirin demi kışın yaşanır diyorum ve yazılarıma yeni den başlıyorum. Uzun süredir yeni yazmamıştım, odun sobaları kuruldu akşamları sobanın üstünde fısıı fısı ses çıkararak demlenen çay'ı yudumlarken sizlere yeniden merhaba demek istedim.

Önceleri sevilesi yürekler vardı şimdi ise son günlerde içimiz kan ağlıyor. Askerliğini yapmış olanlar bilirler son günler de meydana gelen çok çeşitli terör olayları gündeme darbesini çok şiddetli vurmakta ve bir çok vatandaş durum dan çok şikayet etmesine rağmen yıllardır bulunamayan çözüm bu yıl bulunacakmışcasına çeşitli demeçler veren siyasilerin durumun henüz idrak etmediklerini düşünüyorum. Kaybedilen şehit olan ve arkada yıkılan hayal ve umutlar düşünüldüğünde bir yeni yetişkinin 19 yaşına kadar aranızda olması sonrasında vatani görevi esnasında siyasi sebep ve neticeler sonucunda ülkenin bölünmez bütünlüğünü gasp etmeye çalışan kişiler tarafından şehit edilmesi ve bunu biri de yirmı altısıda bir dir , vatanın birliği ve bütünlüğünü yıkmayı hedefleyen kişilerin hayince düşünceleri nin sebepleri geride kalan ve ülkede yaşanan huzur ortamını huzursuzluk ortamına çevirdiği şüphesizdir.

Bu günler de içim çok dolu polis - asker - siyasiler devlet ve siyaset üçgenin de değişen karar ve kuralların vatani görevi yapan kardeşlerimizin şehit olmasıyla ülkenin gündemi bir kez daha şehit haberleriyle çalkalanması herkesi derinden etkilemektedir.

Umarım daha çok kan dökülme den bu düzen değişir...

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Paylaşılası ömürler

Yine epery bir aradan sonra bu cumartesi yamurlu bir sabahın ardından güneşli bir günle merhaba dedim , Çok sık yazamadığım bu blogda bugün bişiler paylaşmak istedim, Şiirin demi oldukça sakin bir hayatın tam içersine düştüğünü belirtmek isterim.
Yanlız yaşadığım şu büyük dünyada , sabah 8 iş akşam 8 ev arasında mekik dokuduğum şügünlerde , bir de bakmışımki tam tamına 7 ayı geride burakmışım , 7 ayda neler olmuş neler olmamış diye geriye dönüp sayacı kontrol etiğimde tam anlamıyla düzenlibir durumamı giriyorum düzensizliğemi sürükleniyorum farkına vardığım şu günlerde 7 aydan sonra kimine göre hep ileri gitmişim kendime görede çok çeşitli konularda gerigittiğimin farkın avardım , Birinci önceliği şiir olan ben şimdilerde hayat telaşelerinin tam ortasına düşmüş vaziyetteyim.
Çay yerine soğuk kahveyi tercih eder oldum, nedeni ise cayın eskisi gibi , soba ateşinde demlenmemesi olsa gerek , birazda ofis hayatına girmemizden olsa gerek , kimi duyguları yitirmişiz bu düzenlemede , şimdi bunca şeyle ne alaka paylaşılası ömürler konu başlığı diyeceksiniz
Şu günlerde yaz sezonundayız ve çok sayıda düğün davetine katılmaktayız , paylaşılası ömürleri paylaşan onca çift varki gözümün önünden gecen , kimi 3-5 ay sonra gürültülü patırtılı günlere yelken acacağının hiçte farkında değil. Ömür bir ömür bir tek paylaşımla süregelecek tek bir düğüne bağlı olması hayatta tek eşlilik herkesin istediği bir konudur. Mutluluğu paylaşmak hayata beraber yelken açmak için evlenen çiftleri gözlemleme fırsatım oldu , ben kendimi düşündüğümde evlilik yaşı gelmiş geçiyor denilen tiplerden sayılırım bir çoğuna göre fakat, evlilik yaşla olacka bir durum ve müessese kesinlikle diğildir , 19 undada 30 undada evlenile bilir, cidiyet ve feragatlardan ödün vermektir. Bir anlık hırsa yenilmemek bir anı bir ömre tercih etmektir.
İşte tüm bunları düşününce kimileri bu cidi karardaki paylaşılası ömürlerini 3-5 aylık görüşmelerle hep böyle kal hep böyle kal cicim ayları edasıyla nikah masasına bağlıyorlar. Ardından yerleşik ev hayatında yaşadıkları veya yaşaya bilecekleri sorunları gözardı ede bileceklerini düşünüyorlar. Oysaki bir süreç tam anlamıyla benim düşüncem 1 yıl gibi bir süre olmalıdır. Bir yıl tanıyın ardından bu güzel paylaşılası ömürlere sebebep olun diyerek yazımı burada son veriyorum
Umarım çok ara verme den blog yazılarıma devam ederim,
Saygı ve selamlarımla

26 Mart 2011 Cumartesi

Yine yeniden merhaba

Son yazı tarihini ve yazmış olduğum şiire baktımda üstünden bir hayli zaman geçmiş, Blog sesiz soluksuz renksiz kalmış. Satırlarıma enreden nasıl başlasam bilmediğim şu ruhani ortamda bişiler karalamak istedim. 28 Aralık 2010 dan bu güne neler neler değişti bir bilseniz bu hızz ne bu şiddet ne bu cüret diye bilirsiniz. Oldukca renklenen hayatım birçok yenilikler ve birçokta monotonlukların tam ortasına düşmüş vaziyette, Vaziyet planlarını her gün he gün yenilemelerle güncelemek hayatın bazen cıkılmaz engamesine neden olsada ben bu günlerde hayatımdan çok menunum.

Umarım bu fırtınalı günlerin ardından iki satır yaza biliyorsam , ki bunca olay üzerine yaza bileceğimi umuyorum, ilerleyen günlerde sizlerle bu bölümde yine yeni den şiirlerimle merhaba demeyi , sıcak yaz akşamlarını, dolunayda yazılan derin ucsuz bucaksız şiirleri paylaşmaya devam edeceğimi belirtmek isterim

Şimdilik esen ve mutlu kalın

ŞİİRİN DEMİ