Harika bir şiir , hep ben diğil arada üstadlar dan gönlümüzü demliyelim
Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
buyudukce buyuyor gozlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle isitiyorum
agaclar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parcalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamustu ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkac hayat cikarir yasamasindan
hangi kapiyi calsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu
Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor
eski zamanlardan bir cuma caliyor
durup kose basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gok getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun
belki Haziran`da mavi benekli cocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gozlerinden
belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun
butun islanmissin tuylerin urperiyor
belki korsun kirilmissin telas icindesin
kotu ruzgar saclarini goturuyor
ne vakit bir yasamak dusunsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak dusunsem
sus deyip adinla basliyorum
icimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska turlu olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin
Atilla ilhan
Şiir demin de yaşanılan ve yazılan şiirleri , o anları günlük eda sında , soba ateşin de demlenmiş ,koyu şairlerin mısralarıyla bezenmiş , şiir günlüğüm
30 Nisan 2010 Cuma
27 Nisan 2010 Salı
Yollarına bakarım
Nezaman yolda yürüsüm ,
Hanki köşeyi dönsem ,
Sanki çıkçakmışın,
Gibi yaşarım
İlkbaharda acan çiçek gibi
Papatyaların beyazlığı gibi
Yoncaların içindeki 4 yapraklı gibi
Seni ararım
Ben zemez kimse sana
Benzetemem kimseleri sana
Mehtaplı Gecelerde hep seni andım
Her ayın bir güneşi vardı
Ben her sabah açan güneşte
Her gece cıkan dolunaya seni sordum
Nasıl nerde napıyor şimdi
İki selam , bir kelamla andım
İçimdeki seni sana bir türlü söyliyemedim
İçim içimi yerken
Yollarına baka kaldım
Yollarına bakarım,
Adını her vemsim anarım
Sen deki lutfu
Bir ömür ararım,
27 Nisan 2010 - 12:39
Hanki köşeyi dönsem ,
Sanki çıkçakmışın,
Gibi yaşarım
İlkbaharda acan çiçek gibi
Papatyaların beyazlığı gibi
Yoncaların içindeki 4 yapraklı gibi
Seni ararım
Ben zemez kimse sana
Benzetemem kimseleri sana
Mehtaplı Gecelerde hep seni andım
Her ayın bir güneşi vardı
Ben her sabah açan güneşte
Her gece cıkan dolunaya seni sordum
Nasıl nerde napıyor şimdi
İki selam , bir kelamla andım
İçimdeki seni sana bir türlü söyliyemedim
İçim içimi yerken
Yollarına baka kaldım
Yollarına bakarım,
Adını her vemsim anarım
Sen deki lutfu
Bir ömür ararım,
27 Nisan 2010 - 12:39
26 Nisan 2010 Pazartesi
Haber güvercini
Güvercini beklerken içimdeki satırlar beni yiyor , bitiriyor , her yeni gün ve yeni umutlar ile doğan güneşe yalvarıyorum , gökyüzündeki gelip gecen bulutlara bakıyorum seni görüyorum. Bulutlar yağmurları getirir, sen de bana göz yaşlarınımı getireceksin. Yıkılan binaların molozları gibi bir başıma çılıklarlamı bırakacaksın. Düşündükçe çıldırdığım , usanmaz senliğinle yaşıyorum. Sensiz düşüncelerimin bir anlamı bile yok. Bukadar boşmu bu hayat sen bana geldin ama ben sana gelemedim. bilemedin bilmiyorsun ve bildiğinde ne olacak nasıl olcaka soruları beni bitirirken. Ben yine bir nisan akşamında haber güvercininden hayırlı haberler beklerken bu satırları karalıyorum.
27.04.2010 - 01:57
27.04.2010 - 01:57