30 Mart 2012 Cuma

İlk bahara merhaba

Felek dünya diye yeni bir yazı hazırlama gereği buluyorum. Şu dünyanın en büyük karmaşasının içinde olduğum u günlerde hiçbir şeyin kendi düşüncelerimi yansıtmadığını düşünüyorum. Eğer yaşamak muhalefet olmak ise ben yamıyorum eğer yamak iktidarlıksa ben yine yokum bu dünyada iktidar muhalefet kavgaları doğru ve yanlışın ta kendisidir. Çözüm bu saçmasapan yumaktan çıkacak ise hiçbir şekilde çıkmasın karmaşadan çıkan onlar öyle bunlar böyle kavgalarından başka bir yol çizilmemiş. Kim ne yaptıysa devlet için ülke için yaptığını söylemekte fakat derinlemesine incelendiğinde her bir durumda cephe çevre çevrelenmiş irili ufaklı karmaşa yumaklarının ta kendileri olduklarının farkında olmayan menfaat dünyalarının tak kendileriyle mesçhullerdeler.

Tüm bunları içimdeki bir sancıyı dile getirmek istiyorum. Hiçbir tarafa uymayan ve hiçbir tarafça çekilemez bir duygu yoğunluğundayım. Tüm bunları blog da paylaşmaktayım fakat henüz çözümü olmayan bu yaşam oyununda neler neler göreceğimi merak ederken tüm bunların bir şekilde kayıt altına alınması gerektiğini düşünmekteyim.

1 Aralık 2011 Perşembe

Kış ayına hızlı giriş

Kış ayınada girdi haydi hayırlısı. Sene sonu geldi ve ayların en hızlısı ocak ve aralık tır. Neden hızlı derseniz. her konuda yenilenmeye adakte olan insanlar bu yıl şöyle olduydu şöyle oalckatı bu sene bunu yapacam şunu yapacka diyen birsürü insan kitlesine raslamak şüphesizdir.

Hızlı gececek şu günlere girmeden önce iki satır bir şeyleri paylaşmak isedim. Eskisi gibi sıcak sobanın yanında oturup çayımı yudumlayıp yazılarımı yazamıyorum. Şimdilerde soba yerine ufo tarzında bir ısıtıcı tepemde oda sıcaklığına ayarlanmış vaziyette çalışıyor. Yazdan bir gün hafta sonun abir gün kalmış. İnsanların üzerinde kış çöküntüsü çokktan gelmiş çevre de kalın kazaklarını giyenleri görmek mümkün. Büyük çınar ağaçlarının yaprakları solmuş , kardalar uçuştukça yapraklar bir bir dökülmekte. Sokak kenarlarında oturan esnaf artık yok soğuk nedeniyle herkes dükkanlarının içersinde sesizz bir beklemede.

İşte benim gözlemlerimle kışa girdik.
Hayırlı uğurlu olsun
Esen ve dostça kalın...

1 Kasım 2011 Salı

Gelip geçen zaman ve farkındalık

Yanlışların sebebini ararken gelip geçen zamanın farkına varamıyoruz. Ömrümüzde yanlışların tespiti ve bu yanlışları bir daha yapmayacağım , bir daha bu düşünce veya bu yanlış duyguya kapılmayacağım dediğimiz oldukça içten kekeler oluyordur. Peki kul nedenlerin sebebi sonuçları kovalarken , nedenleri içi doluyken insanlar 2012 gelsin bunları yapmıyacağım, şunlara bakmıyacak şun tavurları şöle yapac ağım böle yapacağım diye düşündüğümüz ve 10 uncu ayında son günlerine geldiğimiz şu günlerde. İçimden gecen keşkeklerin tarihimi değiyor diyorum kendi kendime, fakat her yaş farklı düşüncelere gebeyken, her yaşında kendine özgü bir tavrı yanı olduğu düşünüldüğünde, farklı hallerle karşılaşmak mümkün oluyor. Böyle bir gece ve eve geldim odun sobası gürül gürül yanı yordu. Eve gelirken yolda bana elik eden bir samimi ağabeylerden birine dengeldim çok uzun zamandır değeri değerince diye bir sözü var fakat abi sen söyliyorsun da sen sunuyormusun bu söylediklerini dediğimde, çevap veremediğini fark ettim. Madem böyle değeri değerince neden peki insanlar kendi istedikleri için değer verdikleri işler için değer biçmezken , kendi sunduklarına değer biçerler , bu nasıl oluyor diye düşündüğümde alıp başını gidiyor düşüncelerim .

İşte böyle bir zamanda uzun zamandır yazmadığım bu blog a birkaç satır yazmak paylaşmak istedim

Nice odun sobası ateşinde demli çaylar içmek ve burada sizlere seslenmek ümidiyle.